Home / Seyahat / Londra Yeme İçme Rehberi – 1

Londra Yeme İçme Rehberi – 1

londra-yeme-içme-azbaksana

Live like a tourist, travel like a local.

En sevdiğim sözlerden biridir. Çünkü en iyi seyahat ederek motive oluyorum ben. Bir yeri ilk defa görecek olmak, bambaşka bir dil duymak, yepyeni insanlarla tanışmak, yeni lezzetler denemek ve bunların hepsini o şehrin yerlisi gibi yapmak çok heyecan verici!

Hatta öyle ki hayatımı seyahat planlarım arasında periyotlara bölüp, hep bir sonrakine ulaşmak için çabalayıp duruyorum. Gelin görün ki, “Bir daha hiç seyahat edemeyeceksin ama dünya üzerinde kendi seçtiğin bir şehirde yaşayacaksın” deseydiniz de, cevabım kuşkusuz Londra olurdu.

Londra dünyanın en büyük ve en güzel şehirlerinden bir tanesi. Haliyle her mutfaktan sayısız yeme içme alternatifi mevcut, dolayısıyla keşifleri bir yazıya sığdırmak imkansız. Düzenli aralıklarla yeni keşiflerimizi paylaşacağımız yazı dizisinin ilkiyle başlıyoruz.

The Breakfast Club

breakfast-club-azbaksana

The Breakfast Club son yıllarda Londra’nın en popüler kahvaltı mekanlarının başında geliyor. Gelin görün ki sıra beklemeden girebilmeniz imkansız. Girmeyi başarsanız bile masanızı başkalarıyla paylaşmak durumunda kalma ihtimaliniz çok yüksek. Siz adına bakmayın, sadece kahvaltı değil öğle ya da akşam yemeği için de gayet gidebilirsiniz ancak mekanın en yoğun olduğu saatler sabah saatleri. Menüsüne bakacak olursanız bol pancake çeşitleriyle klasik bir Amerikan kahvaltısı için ideal, ancak bunun dışında French toastlar, türlü türlü yumurtalar, İngiliz muffinleri gibi çokça seçenek mevcut. Ortam güzel, sıcak.

Uzun sıralar beklemeyi göze alıyorsanız mutlaka deneyin. Londra’da Angel, Battersea Rise, Hoxton, London Bridge, Soho ve Spitalfields olmak üzere 6 farklı şubesi var ancak özellikle Soho, London Bridge ve Angel şubeleri oldukça yoğun oluyor, benden söylemesi. Menü, şubelerin yerleri gibi detaylar için www.thebreakfastclubcafes.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

Beigel Bake

Brick Lane taraflarında güne başladıysanız Beigel Bake’e mutlaka uğrayın. Gerçi Beigel Bake’e gitmek için sabah olmasına gerek yok, çünkü Londra’nın 7/24 açık olan belki de tek bagelcısı. 1974 yılında bölgede yaşayan Yahudilerden günümüze kadar varlığını koruyan nadir mekanlardan biri olma özelliğini taşıyormuş. Özellikle gece gezmeleri sonrası mide kazındığında, bizde Kızılkayalar’ın etkisi neyse Beigel Bake’inki de o. Dünya kadar seçenek var, fırından çıkan mis gibi ekmek, bagel kokuları aklınızı direk çeliyor zaten. Tatlı, tuzlu, somonlu, krem peynirli bir çok seçenek var ancak klasiği “salt beef bagel”. Hardalla muhteşem. Mutlaka deneyin!

159 Brick Lane, E1 6SB

*Youtube’da mekanla ilgili bir de videoya rastladım, buyrun izleyin;

Princi

Soho’da, 135 Wardour Street’te şahane bir İtalyan. Aslında Breakfast Club’a gitmeye niyet edip, kapısından sokağın diğer köşesine kadar uzanan sırayı görünce şans eseri rastladık Princi’ye. Çok keyifli, cozy bir mekan. 3 öğün için de tercih edebilirsiniz, pizzaları da, tatlıları da muazzam. Siparişinizi verip kendinize oturacak bir yer bulun, mümkünse sokağa bakan masaları tercih edin ve tadını çıkarın! www.princi.com

Pret a Manger

Pret, Londra’da adım başı her yerde rastlayabileceğiniz bir zincir. Taptaze ve bir çok çeşit sandviç, baget, wrap mevcut. Bunun dışında çorba, salata, tatlı gibi sayısız alternatif de yer alıyor. Hızlı bir kahvaltı edip güne devam etmek ya da sandviçinizi alıp bir parka gidip keyifle yemek için ideal. Kahveleri de oldukça başarılı. Starbucks, Costa gibi seçenekler yerine Pret’nin kahvesini denemenizi öneririm. Sandviçlerde favorilerim pesto soslu mozzarellalı ve ton balıklı. www.pret.com

Hummingbird Bakery

hummingbird-bakery-soho-london-azbaksana

Ne kadar tok olursanız olun, eğer bir Hummingbird Bakery’e rastlarsanız sakın es geçmeyin. Kendisi tatlı mı tatlı olan bu dükkanın cupcake’lerine ise söylenecek söz yok. Hele ki Red Velvet… Londra’da tam 8 farklı şubesi olan Hummingbird Bakery’le ben son Londra ziyaretimde tanıştım ve öğrendim ki dünyadaki diğer 3 şubesi Dubai’deymiş. Bilseydim atlar mıydım hiç 🙂 Geç olsun güç olmasın dedik, afiyetle yedik. Şiddetle tavsiye edilir! Tüm şubeler için; hummingbirdbakery.com/our-bakeries

Ben’s Cookies

Benim tatlı aşkım bir başka! Tüm öğünlerimi tatlıyla geçiştirebilirim. Ben’s Cookies de benim gönlümü ilk görüşte fetheden yerlerden biri. Bir tatlı krizi anında, High Street Kensington metro girişinde karşılaşıp tanıştığım bu cookieleri sonrasında da uzun süre sayıkladığımı söylemeliyim. Oxford Street, Carnaby Street, Covent Garden gibi en merkezi yerlerde de olmak üzere Londra’da bir çok şubesi var, mutlaka uğrayın! www.benscookies.com

Bar Italia

Bakın işte burası çok acayip bir yer! 🙂 Kahve krizine girdiğimiz ve yana yakıla oturup güzel bir kahve içeceğimiz bir yer aradığımız sırada Foursquare aracılığıyla keşfettiğimiz Bar Italia, kesinlikle Londra’daki en ilginç duraklarımızdan biriydi.

Şöyle bir yer hayal edin, küçük bir dükkan, bir tarafta duvar dibi masası ve sandalyeleriyle bar konsepti, bağıra çağıra konuşan İtalyan garsonlar televizyonda İtalyan bir takımın maçını izliyorlar, bir yandan da servis yapıyorlar, tavanda asılı imzalı bir Del Piero forması, yanında asılı bir sarımsak, aşağıda dolapta etler, hemen yanında şahane tatlılar, espressolar, cappucinolar… İşte böyle bir kafa karışıklığı 🙂

Tabi bunları gördükten sonra, dönünce araştırmadan edemedim, 1949 yılında Polledri ailesi tarafından kurulan mekanın bugünkü sahipleri ise hala Veronica ve Anthony Polledri. 2010 yılında Londra Lifestyle ödülleri’nde Yılın En İyi Kahve Dükkanı ödülünü alan Bar Italia, kesinlikle şahsına münhasır bir mekan 🙂 Kahvesi ise bu zamana kadar içtiğim en güzel kahvelerden biri olabilir. Mutlaka gidin, görün ve en azından bir kahve için. Unutmadan tiramisu da oldukça güzeldi.

22 Frith St

Monmouth Coffee Company

monmouth-coffee-azbaksana

Kuşkusuz Londra’nın en iyi kahve duraklarından biri. Diğer coffee shoplardan farklı olarak, sadece kahve ve ev yapımı bir kaç tatlı çeşidi bulabileceğiniz mekanın önünde her daim sıra oluyor. Ahşap dekorasyonu ise içinizi ısıtıyor. Afrika ve Amerika’nın en önemli kahve ithalatçısı ülkelerinden gelen bu kahve çekirdekleri gözünüzün önünde demleniyor. Brownie’si de bir o kadar güzel. Kahvesini denedikten sonra dayanamayıp eve getirmek için bir miktar kahve çekirdeği almaktan geri kalmadım. Şimdi kıyamıyorum içmeye 🙂 Covent Garden ve Borough Market’in girişinde olmak üzere 2 şubesine de uğrayabilirsiniz. www.monmouthcoffee.co.uk

New Row Coffee

Güzel bir kahve durağı daha. Covent Garden’da. Şimdiden söyleyeyim kafeinsiz kahve içiyorsanız sizin için uygun değil, çünkü böyle bir seçenekleri yok. Biz “gerçek kahve” sunuyoruz bu yüzden de-caf seçeneğimiz yok diyorlar. Kahvenizin yanında güzel bir tatlıya da hayır diyemeyeceksiniz. newrowcoffee.co.uk

Honest Burger

Londra’da yaşayan dünya tatlısı bir arkadaşımın önerisiyle gittiğimiz Honest Burger’ın aklımda kalan iki şeyi var, şahane hamburger ekmeği ve ev yapımı biberiyeli patates kızartmaları. Burger yeme niyetiniz varsa kesinlikle bir şans vermelisiniz. Biz Kings Cross şubesine gittik, 251 Pentonville Road’da yolun köşesinde yer alan bu restoran geniş camları ve dekorasyonuyla da benden tam puan aldı. Brixton, Soho, Camden, Portobello, Oxford Circus gibi bir çok yerde de şubesi bulunuyor, ilgililerine duyurulur. www.honestburgers.co.uk

Burger & Lobster

Buranın adını duyunca bile ağzım sulanıyor! Adı üstünde ıstakozcu. Ama öyle böyle değil, inanılmaz lezzetli. Yemek menüsü diye bir şey yok, 3 seçeneğiniz var. Biri bildiğiniz bütün ıstakoz önünüze geliyor, ayıklaya ayıklaya yiyorsunuz, biraz zahmetli. İkincisi standart bir burger. Üçüncüsü ise işte o anlatılmaz, yenilir 🙂 Lobster roll diye geçiyor, yanında salata ve patates kızartması ile servis ediliyor. Müthiş lezzetli, tereyağlı büyük bir tost ekmeği içerisinde gelen ıstakoz öyle böyle değil, kesinlikle denenmesi gereken bir lezzet. Ayrıca çok güzel ice tea seçenekleri de var. Biz Knightsbridge’de Harvey Nichols’ın içinde yer alan şubesine, Soho’dakine ve Mayfair’dekilere gittik, ortam da bir o kadar güzeldi. Bunun dışında, Oxford Circus, Farringdon ve City’de olmak üzere toplam 6 şubesi bulunuyor. Son aldığım bilgiye göre yakında New York’da da bir şubesi açılacakmış. Mutlaka denemelisiniz! www.burgerandlobster.com

VAPIANO

Türkiye’deki şubelerinden tanıdığımız ve pek sevdiğimiz Vapiano’nun İngiltere’deki tek şubesi Londra Soho’da. Yurt dışı seyahatlerimde genelde, gitmişken farklı bir yer göreyim, farklı bir şey deneyeyim mantığıyla Türkiye’de olmayan yerlere gitmeye çalışsam da Vapiano’nun Soho’daki şubesi gerçekten güzel. Mutlaka gitmelisiniz diyemem ancak keyifli bir akşam yemeği için Soho civarındaki her mekanın çok kalabalık olduğunu düşünürsek tercihler arasında. uk.vapiano.com

PIZZA EAST

Shoreditch High Street durağının hemen karşısında yer alan şubesini ziyaret ettiğimiz Pizza East, akşam saatlerinde oldukça kalabalık olan, pizzalarını ve ambiansını oldukça beğendiğimiz mekanlardan biri. Eski bir binanın içerisinde yer alan mekanda, eskitme, ahşap ve endüstriyel dekorasyon detaylarının ön planda olması da ilgi çekici. Oldukça büyük olmasına rağmen belli bir saatten sonra yer bulmak için sıra beklemeniz gerekebiliyor. Haftasonları brunch servisi olan Pizza East’in kokteylleri de nefis. Kentish Town ve Portobello şubelerini görmedim ancak Shoreditch’i şiddetle tavsiye ederim. www.pizzaeast.com

Le Relais de Venise L’Entrecote

Dekorasyonundan garsonların üniformalarına kadar her anlamıyla tam bir Fransız. Dünya üzerinde toplam 5 tane şubeleri var, biri Paris’te, biri New York’da, diğer 3’ü ise Londra’da. Biz aslında tam karşısında başka bir mekanda fish&chips yeme niyetiyle gittik, baktık ki kapalıymış, hadi burayı deneyelim dedik. İyi ki de demişiz. Tek bir seçeneğiniz var, size sorulan tek şey etinizin nasıl pişmesini istediğiniz ve ne içeceğiniz. önden hardal soslu cevizli bir yeşil salata geliyor, nefis. Ardından tarifi hiç bir şekilde paylaşılmayan özel bir sosla pişirilen et ve abartısız yiyebileceğiniz en güzel patates kızartması geliyor. Yanında da güzel bir kırmızı şarap söylediniz mi tamam. Yemeğinizin hep sıcak kalması için 2 posta servis yapılıyor. Ekmekler de baştan çıkartıcı derecede taze olduğu için baştan ekmeğe çok yüklenmeyin 🙂 Rezervasyon almıyorlar. Tüm şubelerini görmek için www.relaisdevenise.com

Founder’s Arms

Londra’da en sevdiğim yerlerden biri. Bir arkadaş tavsiyesiyle keşfettiğim Founder’s Arms’a özellikle güzel bir havada gitmeniz ve dışarda Thames kenarında oturarak anın keyfini çıkarmanızı tavsiye ederim. Tate Modern’e oldukça yakın olduğu için Tate ziyaretinizle aynı güne planlayabilirsiniz. Fish&chips için ideal. Türlü bira seçeneği var ancak ben başka yerde denk gelmediğim Wells Banana Bread Beer’ı denemenizi tavsiye ederim, özellikle aromatik biralardan hoşlanıyorsanız beğenme garantili. www.foundersarms.co.uk

About irmak

Bunu kaçırmayın

Amsterdam’da Nerede Ne Yenir?

Seyahat etmek bu hayatta en keyif aldığım şeylerden biri… Yaptığım seyahatlerde benim için en önemli …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir